İki Dakikada Barışmak Varken Yıllarca Küsmek

İnsan ilişkileri her zaman kusursuz bir şekilde ilerlemez. Ailemizle, en iyi arkadaşımızla, sevgilimizle, iş arkadaşımızla bazen de hiç tanımadığımız bir insanla tartışmaya girmek hayatın olağan anlarındandır.

İnsan bir anlık kızgınlıkla belki de hiç söylemek istemediği şeyler söyleyebilir. Bazen bu sözleri geri almak isteriz ama ağzımızdan çıkmıştır bir kere. Bazen de bir tartışma içinde buluruz kendimizi ve karşı tarafı kırmamak için sessizleşiriz, küseriz.

‘’Küsmek çocuklara özgüdür’’ mü dediniz? Aslında öyle olmalı ama koca koca yetişkinler bile bazen birbirlerine küsüyor. Evlilikleri devam ederken çok uzun yıllar küs kalan karı koca hikayeleri duymuşsunuzdur mutlaka.

64 yıllık evliliklerinin son 24 yılını birbirlerine küs olarak geçiren bir çiftin aynı gün 2 saat arayla ölmesi son derece trajiktir bence. Daha da trajik olan, mezarlıktaki yerlerinin yan yana değil, birbirlerinden uzakta olması için bıraktıkları vasiyettir. 27 yıl küs…

Bu tabi ki çok marjinal bir örnek ama günlerce, haftalarca küs kalmak da en az bu hikaye kadar acıklı bence. Çünkü hayat kısa, dostluklar kıymetli ve kimin ne zaman hangi sebeple öleceği asla bilemeyeceğimiz bir muamma. Yani saçma sapan bir mevzu yüzünden küstüğünüz ve çok sevdiğiniz bir insanı küs olduğunuz süreç içinde kaybetme duygusu size de korkunç gelmiyor mu?

İletişimin Önemi

Şu hayatta öğrendiğim en değerli bilgi şudur; ‘’iletişim her şeydir’’

Çünkü insan olarak bizi dünyadaki tüm canlılardan farklı kılan şeylerin; akıl, fikir ve konuşabilme yeteneklerimiz olduğunu düşünüyorum. İnsanın sosyal olma ihtiyacı da en az beslenme, barınma ve güvenlik ihtiyacı kadar önceliklidir. İşte bu yüzden hayata geldiğimiz andan itibaren etrafımızda hep birileri olsun isteriz, annemiz yanımızdan uzaklaşınca ağlarız, kardeşimiz olduğunda hem kızarız hem severiz, okula başladığımızda arkadaş edinmeye çalışırız, belli bir yaşa geldiğimizde evlenmek ve kendi ailemizi kurmak isteriz. Ölümden bile en çok bu yüzden korkarız belki de. Yalnız kalmaktan, herkesin bizi unutup kendi hayatına devam edeceğine olan korkumuzdan.

Yani görüyorsunuz işte, iletişim her şeydir.

O halde birine küsmek nedendir? Yani tabi ki eğer size karşı yapılmış çok büyük bir hata ya da haksızlık varsa bunu da affedin demiyorum ama bunları bile konuşmak gerekir bence. Belki de karşınızdaki insan da kendisine karşı hata ya da haksızlık yapıldığını düşünüyordur. Yanlış anlaşılmalar her zaman, her durumda yaşanabilir ve iletişim dışında başka bir şeyle bunu çözmek mümkün değildir.

Şimdi hayatınızda küs olduğunuz biri varsa düşünün. Ne kadar zamandır küs olduğunuzu ve neden küstüğünüzü hatırlıyor musunuz?

Kuvvetle muhtemel, küs kalma süreniz ne kadar uzunsa, küsmenize sebep olan konuyu hatırlamak için hafızanızı o kadar zorluyorsunuzdır.

Özetle söylemek istediğim şey şu; birinin kalbini kırmak ya da onunla iletişimi koparmak işin en kolay kısmıdır. İlk adımı atan olmak sizi küçültmez, özür dilemek ve hatanızı telafi etmek için bir başlangıç yapmanız karşılığında alacağınız ödül ise bir dostunuzu geri kazanmak olacaktır ve yeryüzünde bunun değerini ölçebilecek bir şey henüz icat edilmemiştir.

İnsanlar neden kin tutar?

İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesi’nde Gabriel Nudelman ve Arie Nadler tarafından yapılan bir çalışmada kin tutmanın tek bir nedene bağlı olmadığı, yaşanan bazı başka olayların da kin tutmayı tetiklediği sonucuna varılmış. Yani aslında küsen kişi, birlikte yaşanan birçok olayı da dikkate alarak iletişimi kapatıyor. Üstelik de karşı tarafın haklı olup olmamasına bakmadan böyle bir davranışta bulunuyor. Yani aslında bu olay daha çok kin tutan kişi ile ilgili. Bu kişi, aranızda geçen mesele sebebiyle küsmese bile, bir gün mutlaka başka bir nedenden küsebilecektir. 

Yapılan çalışma sonuçlarında, bazı insanların, affetmeye daha yatkın olduğu sonucuna varılmış. Kolay affedebilen insanların iç huzur bakımından daha rahat olduğu, karşısındaki insana affettiğini söylemesinin de bu huzuru arttırdığı söyleniyor.

Kırgın Bir Kişiye Karşı İlk Adımı Atarken Ne Yapmalı?

Aslında, küsen biriyle barışmaya çalışmadan önce hiç küsmemek için nasıl davranmak gerekir? Gergin bir ortam oluştuğu anda, karşımızdaki kişinin farklı sorunlar sebebiyle aşırı tepki veriyor olduğunu düşünmek, yumuşak bir ses tonuyla daha sonra konuşmayı teklif etmek, ‘’sen’’ ve ‘’ben’’ dilinden çok ‘’biz’’ dili kullanmaya özen göstermek en iyisi olacaktır.

Bunu yapmanıza rağmen karşınızdaki kişi size küstüyse ve bu kişi hayatınızda önemli bir yer tutuyorsa bir süre görüşmemiş olabilirsiniz. Eğer bu kişinin varlığını özlüyorsanız ilk adımı atan kişi olmanız çok da zor olmamalı. En azından barışmak için bir başlangıç yapmak istiyorsanız çok da abartmamanızı öneririm. Yani belki bir mesaj atmak, birlikte bir kahve içmeyi ve aranızda geçenleri konuşmayı teklif etmek çok yapıcı bir adım olacaktır. 

Eğer küsen kişi sevgiliniz ya da eşinizse o zaman da özür içeren bir notla minik bir hediye ya da çiçek küslük sürenizi uzatmadan barışmak için harika bir adım olabilecektir. 

İlk adımı atan kişi olduğumuzda en çok korktuğumuz şey, reddedilmek olacaktır. Bu da egomuza zarar verecek, gururumuzu kıracaktır. Ancak şunu asla unutmayın, bu sizinle değil karşınızdaki kişi ile ilgilidir. O yüzden olgun biri gibi davranın ve ilk adımı atan siz olun, karşınızdaki kişi size ‘’hayır’’ diyorsa siz kendi adınıza ileride pişmanlık duymayı engellemiş olursunuz ve ‘’en azından ben elimden geleni yaptım’’ diyebilirsiniz.  

Hayatımızdaki tüm insanlarla daha iyi bir iletişim kurmak için bu yazıma da göz atabilirsiniz.

Özlem Arıcı

Etkili iletişim

Özlem Arıcı

Hayvansever & Aktivist Patittin.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir