Koronavirüs Sözde Bilim’e Yakalandı!

2019 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan Covid 19 Pandemisi uzun süre devam etti. 

Pandemi; yani dünya çapında bulaşıcılığı olan hastalık. Muhtemelen bir öncekini bugün hayatta olan hiç kimsenin bilmediği bir kavram. Çünkü bulaşıcı hastalıkların tüm dünyaya yayıldığı bir önceki salgın olan ve adı ‘’İspanyol Gribi’’ olarak anılan salgın 1918 ile 1920 yılları arasında devam etmişti. 

Sizin de hatırlayacağınız gibi salgının en başından itibaren pek çok söylentiye maruz kaldık. Bazıları bilimsellikten çok uzak olmasına karşın panik nedeniyle insanlar arasında hızla yayıldı. 

Öyle ki bu hastalık daha önce yaşadıklarımıza benzemiyordu. Bu yüzden aylarca evimizden dışarı çıkamadık. Bazılarımız sadece online mağaza alışverişlerini tercih edildi. Markete, pazara gitmeye devam edenler, dokundukları her şeyden virüs bulaşmasından korktu. Söylentiye göre, ekmeği bile çamaşır suyu ile yıkayacak hale geldi. 

Bu kadar endişeli hayatlarımızda haliyle ortalıkta dolaşan her türlü söylentiye inanır olduk. Hastalıktan nasıl korunulur? Ne yaparsak virüse yakalanmayız? Yakalansak bile kolay atlatır mıyız? 

İşte bu yazıda; salgınından günümüze ortaya atılan ve sonrasında yalanlanan bilgileri bilgi için paylaşacağım. 

Nereden Çıktı Bu Koronavirüs?

Covid 19 virüsü ilk olarak Aralık 2019’da Çin’in Hubei eyaletinin Vuhan şehrinde ortaya çıktı. İlk başlarda, şimdiye kadar ortaya çıkmış virüsler arasında ölüm oranı en yüksek virüs olarak bahsedildi. Hatta dünya nüfusunun %60’ını yok edebileceği söylendi. Ancak bilimsel gerçeklere bakıldığında, bu virüsün öldürücülük oranı %2 olarak kabul edilmektedir. 

Covid 19’dan daha tehlikeli olan ise 2003 yılında salgına dönüşen SARS virüsüdür ve öldürücülük oranı %10’dur. Yani virüse yakalanan 10 kişiden 1 tanesinin ölümü ile sonuçlanmıştır. 

Covid 19 virüsünün yarasa çorbasından kaynaklandığı söylentileri dolaşıyordu. Bu söylentiye sebep olan yarasalı çorbadan kaynaklanmadığı da kesinleşti. İddiaya sebep olan video Çinli Wang Mengyun tarafından çekilmişti. Ancak o videonun Çin’de değil Pasifik adası olan Palau‘da üstelik de salgından uzun zaman önce (2016) çekildiği ortaya çıkmıştı. 

Salgının Vuhan’da ortaya çıktı. Yarasa çorbası ile ilgili söylentiler ile Çin halkının çoğunlukla vahşi hayvanları yediği de konuşuldu. Oysa Çin mutfağı etten daha çok tahıl ürünlerine dayanıyor. 2011 yılında National Geographic tarafından yapılan bir araştırmada ‘’Dünya Ne Yiyor’’ sorusuna cevap aranmıştı. Sonradan Çin halkının %47 oranında tahılla beslendiği ortaya çıktı. Ve et ürünlerinin tüketimi ise %17 olduğu ortaya çıktı. Kaynak: https://archive.fo/8dFHS

Yine hastalığın Çin’de ortaya çıkması sebebiyle bütün bulaşıcı hastalıkların Çin’den dünyaya yayıldığı konuşulmaya başlandı. Oysaki 1918 yılında ortaya çıkan ve İspanyol Gribi olarak anılan virüs ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde görülmüştü. Üstelik hastalık ilk olarak askeri personelde tespit edilmişti. 

Dünya çapında olmasa da bir dönem ciddi şekilde yayılan deli dana salgını, ilk olarak 1986 yılında İngiltere’de ortaya çıkmıştı. 

2000’li yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz bir hastalık vardı, Kuş Gribi. Asya kaynaklıydı ancak vahşi hayvanlardan değil kümes hayvanlarından kaynaklanmıştı. 2009 yılında ortaya çıkan Domuz Gribinin çıkış yeri ise Meksika’ydı. 

Koronavirüs’e en yakın olan MERS salgını ise ilk olarak Suudi Arabistan’da görülmüştü. 

Maske, Mesafe, Hijyen

Hastalığın ilk günlerinden beri en çok duyduğumuz şeyler; maske, mesafe, hijyen oldu. Ancak bunlarla ilgili bile bir sürü farklı şey duyduk. 

Mesela salgının ilk günlerinde sağlıklı insanların maske takmasına gerek yok, maske sadece ‘‘hasta insanların virüsü yaymamak için takması gereken bir şey’’ deniyordu! Herkesin maske takmasının hastalığın yayılmasını önleyeceği iddia edildi. Ancak bu konuda doktorlar bile farklı görüşlerdeydi. Sağlıklı insanların maske takmasının uzun vadede pek çok başka sorunu tetikleyeceğini savunan bir kesim oluştu. Öyle ki bu iddialar maske takmanın akciğer kanserine sebep olabileceği noktasına kadar geldi. 

Sonuç olarak; Türkiye Solunum Yolu Araştırmaları Derneği (TÜSAD)  Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Muzaffer Onur Turan, maske kullanımının akciğer kanserine ya da iltihaplanmasına yol açabileceği iddiasının doğru olmadığını, bu görüşü destekleyen bilimsel bir çalışma bulunmadığını ifade ediyor. 

Sanırım bu konuda olacakları zaman gösterecek. 

Zatürre Aşısı Corona Virüse Karşı Etkili mi?

Ortalarda dolaşan bir diğer söylenti de zatürre aşısının corona virüse karşı etkili olduğu yönündeydi. Ancak bu konuda pek çok doktorun açıklaması bulunuyor. 

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü hekimlerinden Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu’nun , “Sağlıklı kişilerin grip ve zatürre aşıları yaptırarak COVID-19’a yakalanmaması ya da hastalığı rahat geçireceği yönündeki iddiaların bilimsel dayanağı yok. Bu aşıları; grip ya da zatürre açısından risk grubunda olanlara yaptırmalı” şeklinde bir bilgilendirmesi bulunuyor. Kaynak: Medipol

Bol Su İçmek Koronavirüsten Korur mu?

Özellikle salgının ilk günlerinde bol su içerek virüsün akciğerlere girmesi önlenecek denildi. Mikrobun midede öldürülebileceği şeklinde bir bilgi hemen herkesin duyduğu bir şeydi. 

İnsan vücudunun %70’i, insan beyninin %80’i ve kasların %70’i su olduğu için, suyun vücudumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey olması normal. Kilo vermekten tutun da, zeka gelişimine kadar pek çok faydası olan suyumuz var. Suyun Covid 19 ya da başka herhangi bir virüse karşı etkisi yok maalesef. Ancak yine de su içmekten vazgeçmemek gerekli. 

Nefes Testi ile Koronavirüs Tespiti Yapılabilir mi?

Daha önce benzer bir süreç yaşamadığımız ve küresel bir hastalıkla karşı karşıya kaldığımız için ortalıkta çok sayıda asılsız bilgi dolaştığını biliyoruz. 

Bunlardan biri de 10 saniye boyunca nefesimizi tutabiliyorsak hasta olup olmadığımızın test edilebileceği söylentisiydi. Elbette ki diğer birçok asılsız bilgi gibi bunun da bilimsel bir kaynağı yok. 

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından açıklanan bilgi; virüs tespitinin ancak bir laboratuvar ortamında yapılabileceği yönünde. Kaynak: WHO

Covid 19 Virüsü İnsan Yapımı mı?

Böylesine küresel bir salgın yaşanırken birtakım komplo teorilerinin öne sürülmesi de gayet anlaşılabilir bir şey. Bu teorilerden belki de en ilginç olanı, bilim kurgu filmlerini aratmayacak nitelikteydi. 

Koronavirüsün Çin’in Ulusal Biyogüvenlik Laboratuvarı’nda üretilen bir biyolojik silah olduğu ve yanlışlıkla dışarıya taşındığı efsanesini eminim siz de duymuşsunuzdur. Hatta bu virüsün geçmişinin 2004 yılına dayandığı bile söylendi. Ancak bu da yalanlanan ve bilimsel hiçbir dayanağı olmayan bilgilerden biri olarak kaldı. Kaynak: EuroNews

Bağışıklık Sisteminiz Ne Kadar Güçlü?

Hastalığın en başından beri tüm bilim insanlarının hemfikir olduğu bir şey vardı. Bu bağışıklık sistemi ile ilgiliydi. Çünkü bu virüs girdiği her vücutta aynı etkiyi yaratmıyordu. 

Virüsü kapan kişi ne kadar iyi bir bağışıklığa sahipse hastalığın daha az etkiliyordu. Ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapılması gerektiği hakkında bitmek bilmeyen önerilere de maruz kaldık.

Mesela; iyi ve dengeli beslenmek, yeterli uyku, spor gibi pek çok fiziksel gereklilik olduğu söylendi. Bağışıklık güçlendirici vitaminler hiç olmadığı kadar popüler hale geldi.

Tabi ki bunların yanında birtakım gıdaların adı, bağışıklığa destek olduğu gerekçesiyle ortalıkta dolaşmaya başladı. Örneğin; soğan, sarımsak, kelle paça, sumak suyu, limon ve bikarbonat karışımı… Bu gibi pek çok şeyin virüse karşı bağışıklığı arttırdığı söylentileri yayıldı. Tabi ki bunların hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı da biliniyor. 

Bağışıklığa destek olacak bazı gıdalarla ilgili bilgi isterseniz buradan okuyabilirsiniz.

Bu yazıyı yazdığım tarih Türkiye’de ilk vakanın açıklandığı tarihin yıldönümüne denk geliyor. Geçtiğimiz 1 yıl hayatımızın belki de en enteresan yılıydı. Tüm dünyayı esir alan bu gözle görülmeyen tehlike nedeniyle pek çok şey öğrendik. Umarım en kısa zaman içinde virüsten tamamen kurtulmamız mümkün olur. 

Hepinize sağlıklı günler dilerim. 

Özlem Arıcı 

Özlem Arıcı

Hayvansever & Aktivist Patittin.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir